Umre Nedir?

umre resimleri

Arapça kökenli olan Umre kelimesi onarmak, tamir etmek, imar etmek manalarına da gelmektedir. Bir Müslümanın Hac zamanı dışında(Teşrik günleri denilen 5 gün dışında) İhrama niyetlenip Mikat sınırından girmesi, Kabe’yi tavaf etmesi ve Safa ve Merve tepeleri arasında say yapmasından sonra tıraş olup ihramdan çıkmasıdır. Hanefi ve Maliki mezheblerine mensup olanlara Sünnet-i Müekkede; Şafii ve Hanbeli mezhebi mensuplarına ise farzdır.

Umreye ne zaman gidilir?

Toplum olarak maalesef yanlış bir kanaate sahibiz. Kutsal topraklara sadece ileriki yaşlarda gidileceğini düşünüp; genç yaşta her türlü aşırılık pervasızca işlenir. Temel dini vazifelerimiz olan namaz, oruç, zekat vesair farz vacib ve sünnetler nefse ve şeytana uyup terk edilir. Oraya gidilince tevbe edersek ne kadar namaz-oruç borcumuz varsa ve dahi geçmiş günahlarımız affedilir sanılmaktadır. Güzel bir niyet ve edebe sarılarak ziyaretin yerine getirilmesi sonucu günahlarımızın affedilmesi elbette mümkündür. Ancak geçmiş namaz borçlarımız, tutmadığımız oruçlarımız yada kul hakkı türünden gıybet, faiz vesairenin ise birebir olarak helalleşilmesi ve kaza edilmesi gerekmektedir. Bunların affedilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Allahın rahmeti geniştir beni affeder demekte şeytanın kandırmacası ve cahilliğin en fenasıdır.

Bir kısım zümrede genç yaşta gidersem yaşantım bozulur; harama helale dikkat etmem gerekir diye korkar ve ileriki yaşlara tehir eder. Bunda korkacak birşey yok. Yaradılışımıza uygun bir hayat sürmekten nereye kadar kaçacağız? Rabbimize tevbe ile yönelerek, yaşamımıza çeki düzen verip Müslümanca bir hayat yaşamanın neresini beğenmiyoruz da erteliyoruz? Unutmayalım biz insanoğlu ve Kuran ve Sünnette tarif edildiği şekilde, yaradılışımıza uygun yaşarsak kainattaki en mükemmel varlığız. Aksi takdirdeki bir yaşam tarzıyla ayette de belirtildiği şekilde hayvanlardan da aşağı bir konuma gelmemiz demektir. Böyle bir yaşamın neticesi ise elim bir azab ve sonsuz rahmetten nasipsiz kalmamız manasına gelir.

İnsanız elbette zalim nefsimizin ve şeytanın tuzaklarına kanıyoruz ama insanın düştüğü yerden kalkması lazımdır. Etrafımızdaki hemen hemen herkesin Kur’an ve Sünnete muhalif bir yaşam sürüyor olması bizim de haram ve helale dikkat etmeden yaşamamızı haklı çıkarmaz. Ayrıca yarın mahşerde Rabbimizin huzurunda hesabımızı kolaylaştırmayacaktır. Diğer tarafdan olumsuz örneklerden de yine nefsimize uyup pay çıkarıp; filan şahıs 5 kez umreye gitmiş, 2 defa hac yapmış ama yaptığı harekete bak deyip kendimizi Allah’ın sevgili kulu varsaymayacağız. Her hac ve umreye giden de hacı olamıyor yada kemalat kazanıp evliya olmuyor, belki de sadece turist oluyor onu da aklımızdan çıkartmayalım. Dedik ya herşeyin bir edebi var, edeble gelen lütufla döner, edebsiz olan eli bomboş belki de deve yükü günahla döner.

Hac ve Umre hadislerde de belirtiliği üzere meşakkattir; zorluktur. Bu zorluk en başta niyet edip maddi bütçe ayırabilmekten tutunda, yolculuk esnasındaki aksilikler(ki biz bunlara tatlılıklar diyoruz), ibadetler sırasında ihtiyaç duyulan bedensel güç ve kuvvet, farklı hava şartları şeklinde sıralanır gider. En başta lügat manasında söylediğimiz gibi Umre yapmak bir nev’i inşaat işi gibi bedensel yorgunluk olacaktır ancak kalplerimiz ve ruhlarımız vecd ile çoşacaktır. Vel hasıl mü’min kulun kalbini inşa etmesi, günah kirlerinden arındırması ve ruhunun yaralarını sarıp hayata tekrar doğru bir pencereden bakabilmesidir.

Umre nasıl yapılır, ne kadar zaman gerekir?

Bu şekilde genel bir açıklama yaptıktan sonra umre nasıl yapılır sorusunun cevabına geçelim. Özellikle ilk defa gidecekler için eğer maddi durumları müsait ise en az 14 günlük umre turları tercih etmelerini öneriyoruz. Çünkü neyin nerede olduğunu, nasıl yapıldığını öğrenmek ve yeni ortama adaptasyon normal şartlarda 4-5 gününüzü alıp götürüyor. Buna ilk günü varış, arada bir günü Mekke-Medine arası ulaşım ve son günü de eşyalarımızı toparlayıp erkenden yola çıkmayı katarsak size dolu dolu bir hafta ancak kalıyor. Fakat yeterli zamanı olmayanlara diyecek birşey yok. O kadar vaktiniz yok diye de hiç gitmemek olmaz. 

Umre Turu Şirketleri‘nin tamamı umre programlarını ya Mekke’den yada Medine’den başlatırlar. Bunda elbette o tarihe uygun uçak bulabilme durumları etkendir. Biz yine ilk defa gideceklere eğer mümkünse Medine üzerinden Umre’ye gitmelerini öneririz. Medine Mekke’ye kıyasla daha sakin; gerek ortam olarak gerekse hava şartları olarak daha uygundur. Şayet Medine üzeri gidecekseniz zaten hocalar size ihram ile değil de normal kıyafetlerinizle havalimanında olmanızı isteyeceklerdir. Medine ziyaretleriniz esnasında hiç bir zaman ihram diye adlandırılan dikişsiz kumaşları giymeniz gerekmeyecektir. Medine ziyaretinizi tamamladıktan sonra Mekke’ye hareket etmeden otelde ihramlarımızı giyip, hemen Medine dışında bulunan ve Mikat sınırı olarak kabul edilen Zulhuleyfe mescidinde ihrama niyet edip iki rekat namaz kılıp Umrenize başlarsınız.

Dikkat: Bayanların ihramı kendi tesettür kıyafetleridir.

Türkiye’den direkt olarak Cidde üzerinden Mekke’ye gidecek olan Umreciler ise ihramlarını uçağa binmeden giyip belirli bir süre havada gittikten sonra niyet edip Umrelerine başlarlar. Uçak içerisinde niyet edilmesinin sebebi iniş öncesinde Mikat sınırının havadan geçiliyor olmasındandır. İhramlı olarak varışımız sonrasında pasaport/gümrük işlemleri, valizlerin alınması, araçlarla Mekke’ye intikal, otele yerleşilmesi ve topluca Mescid-i Haram’a geçilmesi oldukça fazla zaman almaktadır. Tüm bu zaman içerisinde ihramlı olduğumuz için hal ve hareketlerimize azami dikkat etmemiz gerekmektedir. İlk gidenler için bu alışılmadık durum unutulmakta. Örnek olarak beylerin sakalıyla bıyığıyla oynayıp farkında olmadan çekip koparmaları, kokulu sabun ile ellerin yıkanması yada koku ve benzeri şeylerin sürülmesi gibi benzer birçok durum söz konusu olduğunda ise yapılan hataya göre türlü türlü cezalar gerekmektedir.

Grup hocası eşliğinde Mescid-i Haramın uygun bir yerinde genel bilgilendirme yapıldıktan sonra hocanızın uygun gördüğü girişten Kabe’ye girilir. Öncelikle kabe ilk görüldüğünde dua edilir. Sonrasında Hacer ül Esved hizasından niyet edilip, istilam(iki el avuç içi bakacak şekilde kaldırılıp uzaktan selamlanır ve sağ avuç için öpülür) ile Kabe tavaf edilmeye başlanır. Tam bir tur dönüldüğünde ilk şavt tamamlanmış olunur ve  aynı noktada yine istilam edilerek ikinci şavta başlanır. Bu şekilde yedi şavt tamamlandıktan sonra iki rekat tavaf namazı kılınıp zemzem suyu içilir. Sonrasında ise Safa ve Merve tepeleri arasında say(yürüyüş) yapılarak, traş olunup ihramdan çıkılabilir.
Burada bir şeyi hatırlatalım. İzar ve Rida denilen iki parçadan oluşan ihram kumaş yada havlularını giymek çıkartmak ihramlı olmak yada ihramdan çıkmak ile karıştırılmasın. Örneğin Türkiye’den ilk Mekke otelimize vardığımızda Kabeye geçmeden önce bunları üzerimizden çıkarıp banyo edip ibadetimize devam edebiliriz.Ancak bu esnada kokulu birşey kullanmamalıyız.Bu konu hakkında daha detaylı bilgiyi ihram ve ihram yasakları konusunda altında inceleyeceğiz.